Buradasınız : Ana Sayfa >> SINAV ÇÖZÜMLERİ >> Türkçe - Edebiyat >> 2011 LYS Edebiyat Soru ve Çözümleri

2011 LYS EDEBİYAT SORU ve ÇÖZÜMLERİ - 25 Haziran 2011

PDF formatında görmek veya indirmek (download) için tıklayın
Soruları Görmek için tıklayın

DÜET MATEMATİK İLE EZBERLERİ BOZUYORUZ. NASIL MI? >>TIKLAYIN !<<

ODTÜ'LÜLER MATEMATİK KAMP PROGRAMLARI İÇİN TIKLAYINIZ

Bu çözümler www.edebiyatsorulari.com tarafından hazırlanmıştır.
1.
Bir eserde düşünsel derinlikten söz edebilmek için eserin içerdiği konu itibarıyla okuyucuyu düşünmeye sevk eder nitelikte olması gerekir.  Ancak bu seçenekte yazar öykülerinin konusuna değil üslubuna dikkat çekmiş ve asıl amacının sürükleyici üsluba sahip öyküler yazmak olduğunu söylemiş.
Cevap: C

2.
Altı çizili kısımda “söz” sözcüğü kullanılarak üsluba, anlatıma vurgu yapılmış; şiirlerin içeriğinden yani temadan hiç bahsedilmemiş. Dolayısıyla şiirlerde kullanılan temalarla ilgili bir sonuç çıkaramayız.
Cevap: B

3.
Değerlendirme söz konusu olması için kişisel görüşlerin yer alması gerekir. Nitekim II. cümlede diyalogların ağdalı olması, III. cümlede filmin eğlenceli, ciddi, neşeli olması, IV. cümlede film için hiç de kolay bir iş değil demesi, V. cümlede filmin tadına varılması için yapılması gerekeni söylemesi, VI. cümlede de bu söylemine devam etmesi yazarın bu cümlelerde filmle ilgili yorumlarını, değerlendirmelerini anlatması anlamına gelir. Ancak ilk cümlede yazarın görüşleri yoktur, kanıtlanabilir, nesnel yargılar yer almıştır.
Cevap: A

4.
Son cümlede eleştirdiği, başarısız yapıtların beğenilme durumu değil; kişinin kendi yazdığı eseri övmesi durumudur.
Cevap: E
5.
Dördüncü cümlede duygusallıktan hiç bahsedilmemiş, sadece roman kahramanlarının ilginç kişiler oldukları söylenmiş.
Cevap: D
6.
Türkçede bağlaçlardan sonra noktalama işareti kullanılmaz. V numaralı virgül işareti “de” bağlacından sonra kullanıldığı için yanlışlık vardır.
Cevap: E
7.
Ceneviz sözü “-li” yapım ekini almıştır. Türkçede yapım eklerinden sonra gelen çekim ekleri kesmeyle ayrılmaz. Bu yüzden “-ler” çekim eki de bitişik yazılır. / Türkçede saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. yapı adlarının bütün ke­limeleri büyük harfle başlar kuralına göre Galata Kulesi yazımı doğrudur. / Türkçede özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran şehir, il, ilçe, bucak, semt, köy vb. sözler küçük harfle başlar kuralına göre Doğancılar semti şeklinde yazılmalıdır. / Türkçede kısaltmalardan sonra nokta kullanılıyorsa ek getirebilmek için kesme işareti kullanılmasına gerek yoktur. Bu yüzden 17. yy.da doğrudur. / Özel isimlere gelen unvanlar büyük harfle yazılır. Bu yüzden Hazerfan Ahmet Çelebi doğru bir yazımdır.
Cevap: C
8.
– “birçok” şiir ismini, “her” de yer ismini belirten belgisiz sıfatlardır.
- “kullan -ıl-masında” ve ara-n-malıdır” sözleri edilgen çatılıdır.
- “etkileyen” sözündeki “-en” sıfat-fiil eki, “kullanılmasında” sözündeki “-ma” isim fiil ekidir. Dolayısıyla fiilimsi barındıran tek yüklemli cümleler birleşik yapılıdır. Yüklem sonda olduğu için de kurallı bir cümledir.
- Cümlede ilgi eki olan “-ki” kullanılmamıştır.
- “et-ki, biç-im, diz-im” fiilden isim yapma ekleridir.
Cevap: D
9.
– Zarflar fiil veya fiilimsileri etkileyebilir. “izlediğim” sözü “-dik” sıfat-fiil ekini almış bir fiilimsidir. “nasıl izlediğim” sorusuna cevap veren “çılgınca” sözü de zarftır.
- (ben neyi alıyorudum?) taşrada bulunduğum o dönemde çıkan bütün edebiyat dergilerini Belirtili Nesne / alıyordum YÜKLEM (gizli özne ben).
- III. cümlenin yüklemi “söz etmek”tir. “etmek” sözü de yardımcı eylemdir.
- “-ebilmek” yeterlilik fiilinin olumsuzluğuyla çekimlenmiş yüklem “bilemem”dir.
- “ama” ve “bile” bağlaçları kullanılmıştır.
Cevap: B
10.
“söylem, sürecinde, bağıntılar, yaratıcısının” isim / (nasıl metinler?) yığma metinler sıfattır.
Cevap: E
11.
– Parçanın tamamında tartışma anlatım biçimi kullanılmış.
- Paragrafta yazar sorduğu sorulara açıklamalar getirmiştir.
- Parçada herhangi bir kavramın tanımlaması yapılmadığı için tanımlama yoktur.
- III. cümlede “yüzlerce adın bir çırpıda akla gelmesi” sözüyle abartmaya başvurulmuştur.
- Evlatlar, anneler ve babalar için yazılmış şiirler karşılaştırılmıştır.
Cevap: C
12.
– Somut anlamlı bir sözcüğü soyut anlamda kullanırsak soyutlama yapmış oluruz. Bu paragrafta ise bu yönteme başvurulmamaıştır.
- I, III ve IV. cümleler yüklemsiz eksiltili cümlelerdir.
- “sık sık” ve “derme çatma” ikilemelerine yer verilmiştir.
- Paragaraf boyunca örnekler sayılıp dökülmüş.
- Anlaşılır, sade bir dil kullanılmış.
Cevap: A
13.
– “şairler, şiirseverler” gibi sözlerle çoğullaştırma yapılmıştır.
- Dağlarca ve İlhan Berk’ten bahsederek örneklendirmeler yapılmıştır.
- “genç, gepegenç, stajyer” gibi sözlerle de nitelendirme yapılmıştır.
- Herhangi birisinin sözü alıntılanmadığı için tanık gösterme yoktur.
- “akıl sır erdirememek, saçını ağartmak ve yolun yarısını aşmak” deyimlerine yer verilmiştir.
Cevap: D
14.
– Son cümlede ölümün kapı çalması kişileştirmedir.
- Kent tasvir edildiği için betimleme yapılmıştır.
- Herhangi bir bilgiyi kanıtlama yoluna gidilmemiştir.
- Yüklemi isim olan ve fiil olan farklı cümleler kullanıldığı için farklı cümle türlerine yer verilmiştir.
- Yazar paragrafta I. tekil kişi kullanmıştır.
Cevap: C
15.
Paragrafın genelinde dil bilimcinin neden bir çırpıda dilin tanımını yapamayacağı açıklandığı ve son cümle “bu nedenle” sözüyle başladığı için ilk seçenek doğru tamamlamayı oluşturur.
Cevap: A
16.
III. ve IV. cümlede söylenenler ikinci seçenekte yazanlarla örtüşür.
Cevap: B
17.
Öğrencilere kendilerini sorgulamalarını sağlayarak eleştirel düşünme yeteneği kazandırmış, böylece kendilerini tanımalarını sağlamıştır.
Cevap: C
18.
İlk iki cümle I. seçeneği, üçüncü cümlede içselleştirme denerek II. seçeneği,  dört ve beşinci cümleler III. seçeneği, beşinci cümlede geçen başkaldırı da IV. seçeneği anlatır. Paragraf boyunca uysallıktan bahsedilmemiştir.
Cevap: E
19.
Son cümleyle I. seçenek, üçüncü cümleyle II. seçenek, ikinci cümlede eserin biçem, biçim ve tadını korumaktan bahsedildiği için III. seçenek, ilk cümleyle de son seçenek anlatılır. Çeviri mutlaka ulusal kültüre yapılmış bir katkıdır; ama bu paragrafta bu özelliğe hiç değinilmemiştir.
Cevap: D
20.
B seçeneği ilk cümleyle, C seçeneği dördüncü cümleyle, D seçeneği son cümleyle, E seçeneği de dördüncü cümleyle açıklanmıştır. Ünlü olma konusuna değinilmemiştir.
Cevap: A
21.
A seçeneği son cümleyle, C seçeneği “yazınsallıktan ödün vermediği” söylenerek, D seçeneği üçüncü cümleyle, E seçeneği ikinci cümleyle anlatılmıştır.
Cevap: B
22.
Yazınsal değer taşıyan ürünlerde günlük yaşamı anlatma gibi bir kaygı taşınmaz.
Cevap: D
23.
Sanatın en az kullanıldığı, açık anlatımlı dizeler ilk seçenekte yer alır.
Cevap: A
24.
– Gönül, kaseye benzetilmiştir.
- Ateş, su ve söndürmek sözleriyle tezatlık kurulmuş.
- Yanında bile hasretlik çekmesi, ateşini suyun söndürememesi abartıya örnektir.
- Kana kana ve yana yana ile yinelemeler yapılmıştır.
- Öğreticilik gayesi taşımadığı için didaktik olamaz, duygusal anlatımı lirizmin kanıtıdır.
Cevap: E
25.
“gül” sözü “degül” sözünün içinde kullanıldığı için tunç uyaktır.
- “-lar” çoğul ekleri rediftir. Uyak kullanılmamış.
- “-meli” gereklilik kipi ekleri rediftir. “-le” ler kökte benzeyen iki ses oldukları için tam uyaktır.
- “eller” sözü “beller”in içinde kullanıldığı için tunç uyaktır.
- “böyle bir söz”ler redif, kökteki aynı dört harf “öyle”ler zengin uyaktır.
- Kelime sonlarındaki “-en” sesleri tam uyağı oluşturur.
Cevap: C
26.
Parçada fıkra türü tanıtılmıştır.
Cevap: B
27.
Söylev türünde dinleyenleri etkilemek için coşkulu bir anlatım kullanılır.
Cevap: C
28.
Yoğun bir betimlemeyle yazılmış olan son seçenekteki paragraf, edebi bir üslup kullanımının örneğidir.
Cevap: E
29.
– I.de aabbccdd / II.de ise aabccba şeklinde uyaklanış görülür.
- İkisinde de düşsel öğeler olduğu için imgeler vardır.
- Dörtten fazla dize kullanıldığı için  bentlerle yazılmışlardır.
- Kapalı ve sanatlı söyleyiş çağrışıma izin verir.
- Pişmanlıkların hücum etmesindeki kişileştirme gibi edebi sanat örnekleri vardır.
Cevap: A
30.
Koçaklama yiğitlik temasının işlendiği koşma türüdür.
Cevap: B
31.
İslamiyete geçiş sürecinde yazılan Divanü Lügati’t-Türk adlı sözlükte savlara yani atasözlerine de yer verilmiştir.
Cevap: D
32.
Siham-ı Kaza – Nefi / Mantıku’t-Tayr – Gülşehri / Hayriyye – Nabi / Hüsn ü Aşk  – Şeyh Galip / Şikayetname – Fuzuli
Cevap: C
33.
Heşt Behişt -  Sehi Bey – (tezkire) Biyografi / Sefaretname-i Fransa – Yirmisekiz Mehmet Çelebi - Sefaretname / Mecalisü’n-Nefais – Ali Şir Nevai – (tezkire) Biyografi / Tezkiretü’ş-Şuara – Latifi – (tezkire) Biyografi / Makalat – Hacı Bektaşi Veli – Şiir
Cevap: B
34.
Nergisi – Süslü nesir / Neşati – Sebk-i Hindi / Nedim – Mahallileşme akımı / Enderunlu Vasıf – Mahallileşme akımı
Cevap: D
35.
Baki’nin mesnevisi yoktur. Gazelleriyle ünlü bir şairdir.
Cevap: C
36.
Son seçenekte bilgece bir söyleyiş veya atasözü kullanımı yoktur. Sadece Divan şiirinin klişe temaları olan şarapla teselli bulmaktan ve Boğaz’da mehtaba bakmaktan bahsedilmiştir.
Cevap: E
37.
Parçada Tercüman-ı Ahval gazetesinden bahsedilmektedir.
Cevap: A
38.
Bizde roman türünün ilk örneği Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat’tır.
Cevap: C
39.
Cezmi romandır, diğerleri tiyatro eserleridir.
Cevap: D
40.
Tanzimat döneminde halkı eğitmek amacıyla halkın anlayacağı dille eserler veren en popüler isim Ahmet Mithat’tır.
Cevap: B
41.
Özellikle fıkra ve denemeleriyle ünlü olan bu yazar Ahmet Rasim’dir.
Cevap: A
42.
Refik Halit Karay mizah yönü oldukça gelişmiş yazarlamızdandır.
Cevap: C
43.
Meftun - Şıpsevdi – Hüseyin Rahmi / Behiç – Sözde Kızlar – Peyami Safa / Seniha – Kiralık Konak – Yakup Kadri / Bihruz – Araba Sevdası – R. Mahmut Ekrem
Cevap: E
44.
Memduh Şevket Esendal, Ayaşlı ve Kiracıları adlı eserinde 1930′lu yılların Ankara’sını anlatır. Diğer romanlar ve paragraf İstanbul’u konu ediyor.
Cevap: B
45.
Ahmet Haşim, sanat hayatı boyunca Türk şiirini Batılılaştırmak konusunda aktif bir rol oynamamıştır.
Cevap: D
46.
Genç Kalemler, Ömer Seyfettin ile birlikte Milli edebiyatçıların makalelerini yayımladıkları dergidir. Ömer Seyfettin Servet-i Fünun topluluğunun süslü diline tepki göstermiştir.
Cevap: A
47.
Tamamen halka hitap eden bir üslup kullanılarak, sade dil ve açık anlatım benimsenerek yapılan edebiyatı savunduğuna göre Garipçilere yakın duruyordur.
Cevap: C
48.
Çobanıl Şiirler, Oktay Rıfat’ın 1976′da yayımladığı şiir kitabıdır.
Cevap: D
49.
Oktay Rıfat diğer isimlerden farklı olarak bağımsız sanatçılardan değildir. Garip şairlerindendir.
Cevap: B
50.
Tarık Buğra, Küçük Ağa romanında Kurtuluş Savaşı’nı anlatır.
Cevap: E
51.
Köy yaşamını konu edinen ilk eser Nabızade Nazım’ın Karabibik’idir. Nazım, Zehra adlı romanında kıskançlık temasını işler.
Cevap: A
52.
Toros Canavarı, Aziz Nesin’in eseridir.
Cevap: D
53.
İkinci seçenekte eserleri verilen sanatçı Yaşar Kemal’dir.
Cevap: B
54.
Bir Deli Ağaç, Pınar Kür’ün romanıdır.
Cevap: E
55.
Duyguların öne çıkmasını savunduğuna göre romantizmi anlatmaktadır.
Cevap: C
56.
İnsanın kendi varlığını sorgulaması temeline dayanan bu akım varoluşçuluktur.
Cevap: D
Başa Dön
Türkçe - Edebiyat Sınav Soruları - Çözümleri Ana Sayfasına Dön
Bu çözümler www.edebiyatsorulari.com tarafından hazırlanmıştır.
 

yorum eklemek için lütfen üye olunuz.

 







ÇIKMIŞ SINAV ÇÖZÜMLERİ
Mat-Geo Fizik
Kimya Biyoloji
KPSS ALES
DGS Polis
JANA Türkçe-Ed.
KONULARA GÖRE ÇIKMIŞ SORULAR
Matematik konuları
Geometri konuları
Fizik Konuları
Kimya Konuları
Biyoloji Konuları
Faydalı Bilgiler
Ünlü Matematikçiler
Dost Siteler
Zeka Oyunları
Fıkralar
Karikatürler
Komik Sorular
Site Haritası

Tüm Dersler için YGS Çözümlü Denemeler
Tüm Dersler için LYS Denemeler

Facebook sayfamız
Twitter sayfamız


2013 Yılı Sınav ve ÇÖZÜMLERİ
YGS Mat
YGS Fizik
YGS Kimya
YGS Biyoloji
YGS Türkçe
---------------
LYS Mat
LYS Geo
LYS Fizik
LYS Kimya
LYS Biyoloji
LYS Edebiyat
---------------
KPSS Lisans
KPSS Ortaöğretim
KPSS Önlisans
---------------
ALES İlkbhr Say1
ALES İlkbhr Say2
ALES Sonbhr Say1
ALES Sonbhr Say2
---------------
Polis MYO
---------------
DGS
---------------
JANA